22.10.2026
*Efe Kaan Zeren
İşçinin istirahat raporu aldığı dönemlerde ücret hakkının ve bu sürelere ilişkin kesintilerin belirlenmesinde, taraflar arasında kararlaştırılan ücret türü belirleyici role sahiptir. Ücret sistemleri temel olarak maktu aylık ücret ile günlük ve saatlik ücret ayrımına tabi tutulmaktadır. Maktu aylık ücretle çalışan işçiler bakımından raporlu olunan günlerde kural olarak tam ücret ödenmesi esasken; günlük ve saatlik ücret sistemlerinde işverenin borcu yalnızca fiilen çalışılan sürelerle sınırlı olup raporlu günlerde ücret ödeme zorunluluğu bulunmamaktadır. İşbu durumda ancak kanuni şartlar varsa, üçüncü günden itibaren SGK tarafından iş göremezlik ödeneği ödenmektedir. Bu bilgi notunda, ücret türlerine göre istirahat raporlu günlerdeki ücret rejimi incelenmektedir.
The type of wage agreed upon by the parties plays a decisive role in determining the right to wages and related deductions during an employee's sick leave. Wage systems are fundamentally divided into fixed monthly salaries and daily or hourly wages. For employees earning a fixed monthly salary, the general rule is that full wages are paid during sick days. However, under daily and hourly wage systems, the employer's obligation is limited strictly to the time actually worked, meaning there is no obligation to pay wages for sick days. In such cases, provided the legal requirements are met, the Social Security Administration (SSA) pays a temporary incapacity allowance (sick pay) starting from the third day. This information note examines the wage regulations during sick leave based on different wage types.
1. Giriş
İş sözleşmelerinde ücret türünün tespiti, iş görme ediminin yerine getirilemediği hastalık hallerinde, işverenin ücret ödeme borcunun devam edip etmeyeceğini doğrudan etkilemektedir.
Konuya ilişkin yasal çerçeveyi aşağıdaki normlar oluşturmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu m. 48/2:
4857 sayılı İş Kanunu m. 49/4:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 18/1-(b):
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için (…) geçici iş göremezlik ödeneği verilir”
Asgari Ücret Yönetmeliği m. 6:
2. Ücret Türleri Ve Kesinti Rejimi
a. Maktu Aylık Ücret Ve Raporlu Günlerin Hukuki Rejimi
Maktu aylık ücret, işçinin ilgili ay içerisindeki fiili çalışma gün sayısına bakılmaksızın bir aylık çalışmasının karşılığı olarak sabit bir tutarın kararlaştırıldığı sistemdir. Maktu aylık ücret kanunun doğrudan zorunlu kıldığı genel bir kural olmayıp tarafların sözleşmeyle yahut işyeri uygulamasıyla uygulayabileceği bir ücret rejimidir.
Yukarıda atıf yaptığımız üzere, İş Kanunu’nun 49. maddesinin dördüncü fıkrasında maktu aylık ücretle çalışan işçilerin; hasta, izinli veya sair mazeretlerle işe gelemediği hallerde dahi aylık ücretinin eksiksiz ödenmesi esastır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 22.09.2025 tarihli ve E. 2025/6511, K. 2025/6708 sayılı kararında;
İş sözleşmelerinde aylık ücret ibaresine yer verilmesine rağmen hastalık veya izin nedeniyle işe gelinmeyen günlerde kesinti yapılmasından hareketle ilk derece mahkemesince işçilerin günlük ücretle çalıştığının kabul edilmesi hatalı bulunmuş ve "Mahkemece işçilerin günlük kararlaştırılan ayda bir ödenen ücret sistemi ile çalıştıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Maktu aylık ücretli işçi istirahat raporu aldığında kural olarak işveren işçinin ücretinden doğrudan kesinti yapamaz. Burada işverenler bakımından gözden kaçırılmaması gereken bir kanuni düzenleme detay mevcuttur, 5510 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu hastalık hallerinde ilk iki gün için geçici iş göremezlik ödeneği vermemektedir. Kanun Kurum tarafından sağlanacak geçici iş göremezlik ödeneğinin başlangıcını, iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere düzenlemiştir. Bu kapsamda, maktu aylık ücret sisteminin doğası gereği, Kurum tarafından karşılanmayan bu ilk iki günlük süreye ait ücret işveren tarafından tam olarak karşılanmakta ve işçinin maaşından kesilmemektedir.
4857 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Kurum tarafından işçiye üçüncü günden itibaren ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işveren tarafından işçinin ücretinden mahsup edilir.
Mahsup mekanizması işverenlerin tercihlerine göre farklılık göstermekteyse de, sıklıkla işveren tarafından işçiye tam maktu ücretin ödenmesi akabinde, işçinin Kurumdan tahsil ettiği geçici iş göremezlik ödeneğinin bordroya yansıtılarak ücretten düşülmesi şeklinde tezahür ettiği görülmektedir. Bu şekilde işçinin hastalık döneminde herhangi bir gelir kaybına uğramaması sağlanırken aynı zaman mükerrer yararlanmanın da önüne geçilmektedir.
b. Günlük – Saatlik Ücret Ve Raporlu Günlerin Hukuki Rejimi
Saatlik veya günlük ücret sisteminde işçinin ücret hakkı kural olarak fiilen ifa edilen iş süresine bağlıdır. Saatlik veya günlük çalışan işçi istirahat raporu aldığında, fiilen iş görme edimini yerine getirmediği için işverenin bu sürelere ilişkin bir ücret ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. İşveren, bordro tanziminde işçinin raporlu olduğu günleri veya saatleri doğrudan çalışılmayan süre olarak kabul ederek ücretten kesinti yapabilmektedir.
5510 sayılı Kanun’un 18/1-(b) maddesi uyarınca Kurum tarafından üçüncü günden itibaren ödenek süresi başlayacağından, günlük ve saatlik ücretle çalışan işçilere raporun ilk iki günü için ne işverenden ne de Kurum’dan herhangi bir ödeme yapılmayacaktır. Bu durum, iki gün için doğrudan gelir kaybı anlamına gelmektedir. Üçüncü günden itibaren ise 18/1-(b)’de ki kanuni şartları taşıyan sigortalıya Kurum tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2017 tarihli ve E. 2016/27674, K. 2017/2165 sayılı kararında,
İşçinin raporlu olduğu döneme ilişkin olarak "İstirahat raporlu olunan günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödeneceğinden işverenin ayrıca bu günlere ilişkin ücret ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı da gözetilerek sonuca gidilmesi gerekirken" denilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
3. Sonuç
İstirahat raporu dönemlerinde yapılacak ücret kesintisi işlemlerinde taraflar arasındaki iş sözleşmesi hükümleri ve işyerindeki fiili bordro uygulaması incelenerek işçinin maktu aylık ücretli mi günlük/saatlik ücretli mi olduğu belirlenmelidir.
Maktu aylık ücretle çalışan işçinin raporlu günleri için maaşından doğrudan gün kesintisi yapılmamalı; SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği 4857 sayılı Kanun m. 48/2 uyarınca ücretten mahsup edilmeli ve Kurumca karşılanmayan ilk iki günün ücreti işverence ödenmelidir.
Günlük veya saatlik ücretle çalışanlarda raporlu günler bordroda çalışılmayan süre olarak gösterilmeli, işverenin ilk iki gün dahil rapor süresince ücret ödeme borcu bulunmadığı dikkate alınmalıdır.






