13.08.2026

* Sema Çelebi, Kevser Ateş, Neslihan Nur Şen

Taşıma faaliyetlerinde eşyanın bir yerden başka bir yere ulaştırılması sürecinde farklı süjeler rol almaktadır. Bu kapsamda taşıyıcı ile taşıma işleri komisyoncusu taşıma sürecinde görev almakla birlikte üstlendikleri edim, taraf oldukları sözleşme ve tabi oldukları sorumluluk rejimi bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Uygulamada bu iki kavramın ve bunlara ilişkin sözleşmelerin sıklıkla karıştırılması nedeniyle aralarındaki hukuki farklılıkların ortaya konulması önem taşımaktadır. İşbu bilgi notunda, eşya taşıması bağlamında taşıyıcı ile taşıma işleri komisyoncusu ile taraf oldukları sözleşmeler açıklanacak; ardından temel farklılıklar ve sorumluluk rejimleri değerlendirilecektir.

In transportation activities, various parties are involved in the movement of goods from one place to another. Among these parties, carriers and freight forwarders both play a role in the transportation process. However, they differ in terms of the obligations they undertake, the contracts to which they are parties, and the liability regimes applicable to them. As these concepts and the related contractual relationships are frequently confused in practice, it is important to clarify the legal distinctions between them. This information note explains the legal concepts of carriers and freight forwarders together with the contracts to which they are parties, and then examines the key differences between them, with particular emphasis on their respective liability regimes.

1.   Taşıyıcı ve Taşıma İşleri Komisyoncusu Kavramları

Taşıma faaliyetlerinde yer alan temel kişilerden biri olan taşıyıcı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 850. maddesine göre taşıma sözleşmesiyle taşıma işini üstlenen kimsedir. Taşıyıcı; taşıma ücreti karşılığında, yükü varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi üstlenmektedir. Taşıyıcı, taşıma faaliyetini bizzat yerine getirebileceği gibi fiili taşımayı başka bir taşıyıcı aracılığıyla da gerçekleştirebilmektedir.

Taşıma işleri komisyoncusu ise taşıma işini bizzat üstlenmeyip eşyanın taşıtılmasını sağlayan kişidir. TTK’nın 917. maddesi uyarınca taşıma işleri komisyoncusu, ücret karşılığında kendi adına ve gönderen hesabına eşyanın taşıtılmasını üstlenmektedir. Bu nedenle komisyoncunun asli edimi, eşyanın taşınması değil, taşımanın organize edilmesidir.

Bu çerçevede taşıyıcı ile taşıma işleri komisyoncusu arasındaki temel fark, üstlendikleri asli edimin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Taşıyıcı, eşyanın fiilen taşınmasını üstlenirken; taşıma işleri komisyoncusu, taşımanın gerçekleştirilmesi için gerekli organizasyonu sağlamaktadır. Buna bağlı olarak tarafların hukuki ilişkileri, üstlendikleri yükümlülükler ve tabi oldukları sorumluluk rejimi de birbirinden farklılık göstermektedir.

2.   Taşıma Sözleşmesi ve Taşıma İşleri Komisyonculuğu Sözleşmesi

2.1. Taşıma Sözleşmesi 

Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradesi ile taşıma sözleşmesi kurulmaktadır. Buna göre taşıma sözleşmesi, taşıyıcının taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi; bunun karşılığında ise gönderenin, taşıyıcıya, taşıma ücreti ödemeyi borçlandığı sözleşmedir. Herhangi bir şekil şartına tabi değildir, sözlü veya yazılı olarak kurulabilecektir.

2.2. Taşıma İşleri Komisyonculuğu Sözleşmesi  

Taşıma işleri komisyoncusu, sözleşme ile gönderene karşı eşya “taşıtmayı” taahhüt etmektedir. Bu taahhüdün ifası için komisyoncu “kendi adına” taşıyıcı ile taşıma sözleşmesi akdeder. Buradan da anlaşılacağı üzere, komisyoncunun asli borcu taşıma işlemini organize etmektir. Bu kapsamda komisyoncu, uygun taşıyıcının seçilmesi, taşıma araçları ve güzergâhın belirlenmesi, gerekli taşıma sözleşmelerinin kurulması, taşıyıcılara talimat verilmesi ve kararlaştırılmışsa sigorta, ambalajlama, işaretleme ve gümrük işlemlerinin organize edilmesi gibi faaliyetleri yerine getirir.

Komisyoncu, bu faaliyetlerini yürütürken gönderenin menfaatlerini gözetmek ve talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür. Kural olarak eşyanın fiilen taşınması borcu altında değildir. Bu yönüyle taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi, taşıma sözleşmesinden ayrılmakta; tarafların üstlendikleri edim ile buna bağlı hak ve yükümlülüklerin kapsamı da farklılaşmaktadır.

         3.   Taşıyıcı ve Taşıma İşleri Komisyoncusunun Sorumluluk Rejimi Bakımından Farkları

Taşıyıcı ile taşıma işleri komisyoncusu arasındaki temel fark, aralarındaki sözleşmeyle ilişkili olarak üstlendikleri asli edimin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Bu farklılık tarafların sorumluluk rejimine de yansımaktadır.

Taşıyıcının sorumluluğu, taşıma sözleşmesinden doğan taşıma borcuna dayanmaktadır. Bu kapsamda taşıyıcı, eşyayı teslim aldığı andan hak sahibine teslim edinceye kadar geçen süre içerisinde meydana gelen zıya, hasar ve teslimde gecikmeden sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu, taşıma faaliyetinin ifasına ilişkin olup ancak kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma sebeplerinin varlığını ispat etmesi hâlinde ortadan kalkmaktadır.

Buna karşılık taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğu, kural olarak taşıma faaliyetinin organizasyonuna ilişkindir. Komisyoncu, taşımanın planlanması, uygun taşıyıcının seçilmesi, gerekli bilgi ve talimatların verilmesi ile organizasyon sürecinin sözleşmeye ve kanuna uygun şekilde yürütülmesinden sorumludur. Bu nedenle komisyoncu, taşıma sırasında meydana gelen her zarardan doğrudan sorumlu tutulmamaktadır.

Bununla birlikte, taşıma işleri komisyoncusu zilyetliğinde bulunan eşyanın zıya ve hasarından gönderene karşı sorumludur. Ayrıca, TTK’nın 918. maddesi kapsamında kendisine yüklenen yükümlülükleri ihlal etmesi hâlinde, zilyetliğinde bulunmayan eşya bakımından ortaya çıkan zararlardan da sorumluluğu söz konusu olabilmektedir. Bu kapsamda taşıyıcının seçiminde gerekli özenin gösterilmemesi, organizasyonun gereği gibi yürütülmemesi veya gönderenin menfaatlerinin korunmaması nedeniyle doğan zararlar bakımından komisyoncunun sorumluluğu kusura dayanmaktadır. Buna karşılık komisyoncu, tedbirli bir tacirin göstermesi gereken özeni gösterdiğini ve zararın buna rağmen önlenemeyeceğini ispat ettiği ölçüde sorumluluktan kurtulabilir.

Yargı kararlarında da taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğunun kapsamı, üstlendiği organizasyon faaliyeti ve özen yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararında[1], taşıma sırasında meydana gelen hırsızlık nedeniyle zararı karşılayan taşıma işleri komisyoncusunun, fiili taşıyıcıya rücu edebileceği kabul edilmiştir. Böylece zararın komisyoncu tarafından sağlanacağı, ardından fiili taşıyıcıya rücu edebileceği ortaya konulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararında[2] ise çalıntı ehliyet kullanan sahte bir şoför tarafından yükün çalındığı olayda, taşıma işleri komisyoncusunun yalnızca aracılık faaliyeti yürüttüğü gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamayacağını belirtmiştir. Kararda, komisyoncunun taşıyıcı, araç ve şoför seçiminde tedbirli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğu; bu kapsamda gerekli araştırma ve kontrolleri yapıp yapmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak taşıyıcının sorumluluğu doğrudan taşıma borcundan kaynaklanırken, taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğu esas itibarıyla organizasyon faaliyetinden doğan özen yükümlülüğüne dayanmaktadır. Bununla birlikte, taşıma işleri komisyoncusunun kanunda öngörülen hâllerde taşıyıcı sıfatını kazanması durumunda hakkında taşıyıcıya ilişkin sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.

4.   Taşıma İşleri Komisyoncusunun Taşıyıcı Sıfatını Kazanması

Kural olarak taşıma işleri komisyoncusu, taşıma faaliyetini değil, taşımanın organizasyonunu üstlenmekte olup taşıyıcı sıfatını haiz değildir. Ancak TTK’da öngörülen bazı hâllerde komisyoncu, taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine tabi olmakta veya doğrudan taşıyıcı sıfatını kazanmaktadır. Bu kapsamda özellikle TTK'nın 921. ve 926. maddeleri, komisyoncunun taşıyıcı gibi sorumlu tutulduğu iki ayrı durumu düzenlemektedir.

4.1. TTK m.921 Uyarınca Tek Ücret Kararlaştırılması Hali

TTK'nın 921. maddesi uyarınca, taşıma giderlerini de içeren tek bir ücret kararlaştırılmışsa, taşıma işleri komisyoncusu taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Bu durumda komisyoncu artık yalnızca organizasyonu sağlayan bir aracı değil, taşıyıcı gibi sorumluluk üstlenen sözleşmenin asli tarafı hâline gelir. Dolayısıyla eşyanın zıyaı, hasarı ve teslimde gecikmeden doğan sorumluluk bakımından taşıyıcıya ilişkin hükümler uygulanır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında[3], navlun faturasını kendi adına düzenleyen nakliyat şirketin, TTK m. 921 uyarınca taşıma giderlerini de içeren tek bir ücret kararlaştırdığı için "akdi taşıyan" sıfatını kazandığını kabul etmiştir. Bu hüküm gereğince komisyoncu, artık sadece bir aracı değil, doğrudan taşıyanın tüm hak ve yükümlülüklerine sahip asli taraf haline gelir. Dolayısıyla mahkeme, ilgili tarafın pasif husumet itirazını haksız bulmuş; navlun faturasını kesen komisyoncunun, taşıma sırasında meydana gelen emtia hasarından tıpkı asıl taşıyıcı gibi doğrudan sorumlu olduğuna hükmetmiştir.

4.2. TTK m.926 Uyarınca Taşıma İşini Bizzat Üstlenme Hali

TTK'nın 926. maddesi uyarınca ise komisyoncunun taşıma işini bizzat üstlenmesi hâlinde taşımadan doğan hak ve yükümlülükler bakımından taşıyıcı sıfatını kazanması söz konusudur. Bu durumda, taşıma işleri komisyonculuğuna ilişkin hükümler yerine taşıyıcıya ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

Taşıyıcı sıfatını kazanan komisyoncu, taşıma sözleşmesinden doğan haklara sahip olduğu gibi taşıyıcının tabi olduğu sorumluluk rejimine de tabi olmaktadır. Bu kapsamda, eşyanın teslim alınmasından hak sahibine teslim edilmesine kadar geçen süreçte meydana gelen zıya, hasar ve teslimde gecikmeden taşıyıcıya ilişkin hükümler çerçevesinde sorumludur. Ayrıca, komisyoncu kendi faaliyetine ilişkin komisyon ücretinin yanı sıra olağan taşıma ücretini de talep edebilmektedir.

Komisyoncunun taşıyıcı sıfatını kazanıp kazanmadığının belirlenmesinde, tarafların sözleşmede kullandıkları ifadelerden ziyade somut olayda fiilen üstlendikleri edim esas alınmaktadır. Dolayısıyla sözleşmede komisyoncu olarak nitelendirilmiş olması tek başına belirleyici olmayıp taşıma işini kendi adına ve sorumluluğu altında üstlenip üstlenmediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, TTK’nın 854. maddesi uyarınca, taşıyıcının ve taşıma işleri komisyoncusunun kanundan doğan sorumluluklarını kaldıran veya hafifleten sözleşme hükümleri geçersizdir. Bu nedenle, taraflar sorumluluk rejimini kanunda öngörülen sınırların dışında daraltamaz; kanunun emredici hükümleri uygulanmaya devam eder.

        5.   Taşıyıcı ile Taşıma İşleri Komisyoncusu Arasındaki Temel Farklar

 

Taşıyıcı

Taşıma İşleri Komisyoncusu

Asli Edim

Eşyanın belirlenen varma yerine taşınmasını ve hak sahibine teslimini üstlenir.

Eşyanın taşıtılmasını, yani taşıma sürecinin organizasyonunu üstlenir.

Taraf Olunan Sözleşme

Taşıma sözleşmesinin tarafıdır.

Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinin tarafıdır.

Faaliyet Kapsamı

Taşıma borcunu bizzat veya yardımcı kişiler aracılığıyla yerine getirir.

Uygun taşıyıcının seçilmesi, taşımanın planlanması ve taşıma sürecinin organize edilmesini sağlar.

 

Sorumluluk Rejimi

Eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar meydana gelen zıya, hasar ve teslimde gecikmeden sorumludur.

Kural olarak organizasyon faaliyetinden doğan kusurundan; ayrıca zilyetliğinde bulunan eşyanın zıya ve hasarından sorumludur.

 

Özen Yükümlülüğü

Taşıma borcunu kanuna ve sözleşmeye uygun şekilde ifa etmekle yükümlüdür.

Taşıyıcı, araç ve şoför seçiminde tedbirli bir tacir gibi hareket etmek ve gönderenin menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür.

Taşıma İşini Bizzat Üstlenmek

 

Taşıyıcı sıfatıyla hareket eder.

TTK m.921 ve m.926 uyarınca taşıyıcı sıfatını kazanır ve taşıyıcıya ilişkin hükümler uygulanır.

 

Ücret

 

Taşıma ücreti talep eder.

Komisyon ücreti talep eder; taşıma işini bizzat üstlenmesi hâlinde ayrıca olağan taşıma ücretini de talep edebilir.

 

Sonuç olarak;

1.   Taşıyıcı ile taşıma işleri komisyoncusu, üstlendikleri edim ve tabi oldukları sorumluluk rejimi bakımından birbirinden farklıdır. Taşıyıcı, eşyanın taşınmasını üstlenirken; taşıma işleri komisyoncusu, kural olarak taşımanın organizasyonunu üstlenmektedir. Bununla birlikte, TTK'nın 921 ve 926. maddelerinde düzenlenen hâllerde taşıma işleri komisyoncusu, taşıyıcının hak ve yükümlülüklerine tabi olmakta veya taşıyıcı sıfatını kazanmakta; bu durumda taşıyıcıya ilişkin sorumluluk hükümleri uygulanmaktadır.

2.   Uygulamada taşıyıcı ile taşıma işleri komisyoncusu arasındaki ayrımın doğru yapılması, özellikle eşyanın zıyaı, hasarı ve teslimde gecikmeden doğan sorumluluğun belirlenmesi ile davanın doğru tarafa yöneltilmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu nedenle komisyoncunun hukuki sıfatı belirlenirken, sözleşmenin adı değil, tarafların fiilen üstlendikleri edimler ve somut olayın özellikleri esas alınmalıdır.


[1] Taşıma işleri komisyoncusunun, taşıyıcının fiilinden dolayı sorumlu olduğu ve akabinde karşıladığı zararı taşıyıcıdan rücu edebileceğine ilişkin bkz.; Yargıtay 11. HD, 11.05.2015 T., 2015/1056 E., 2015/6655 K. sayılı kararı.

[2] Taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğuna ilişkin olarak değerlendirilmesi gereken kriterlerin açıklandığına dair bkz.; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD., 27.02.2020 T., 2018/1656 E., 2020/263 K. sayılı kararı.

[3] Yargıtay 11. HD., 27.06.2018 T., 2016/12056 E., 2018/4843 K. sayılı kararı. Komisyoncunun taşıyıcı gibi sorumlu tutulmadığına ilişkin karar için bkz.; İstanbul BAM 13. HD., 19.06.2025 T., 2025/650 E., 2025/1055 K. sayılı kararı

TOP